Tükenmişlik mi, yorgunluk mu? Belirtileri ayırt etmek
“Çok yorgunum” cümlesini hepimiz kurarız. Ama bazen dinlenmek, uyumak ya da tatil yapmak bile o yorgunluğu almıyorsa, yaşadığımız şey basit bir yorgunluğun ötesinde olabilir.
Yorgunluk geçicidir
Yorgunluk genellikle bedenimizin ya da zihnimizin “mola” ihtiyacını bildirme biçimidir. İyi bir uyku, birkaç günlük dinlenme ya da temponun düşmesiyle çoğu zaman kendini toparlar.
Tükenmişlik daha derindir
Tükenmişlik ise, özellikle uzun süreli stres ve karşılanmayan ihtiyaçların ardından gelen, daha kalıcı bir tükeniş hâlidir. Şu belirtiler tanıdık gelebilir:
- Dinlenseniz bile geçmeyen, sürekli bir bitkinlik
- Eskiden keyif aldığınız işlere karşı isteksizlik ya da duygusal uzaklaşma
- Kendini yetersiz hissetme, “ne yapsam olmuyor” düşüncesi
- Sinirlilik, odaklanma güçlüğü ya da bedensel gerginlik
- İşe ya da güne başlamadan önce hissedilen bir ağırlık
Kendinize alan açmak
Tükenmişlik, “daha çok çalışarak” aşılan bir şey değildir; çoğu zaman tam tersine, sınırları yeniden tanımlamayı ve kendine şefkat göstermeyi gerektirir. Terapi sürecinde; tükenmişliğin altındaki yükleri tanımayı, ihtiyaçlarınızı fark etmeyi ve sürdürülebilir bir denge kurmayı birlikte çalışabiliriz.
Eğer bu satırlar size tanıdık geldiyse, yalnız değilsiniz. Konuşmak istediğinizde buradayım.
İlgili hizmet: bireysel terapi